Morgan Stanley Araştırması Işığında Kurumsal Eğilimler ve 2030 Perspektifi

Şirketler Gönüllü Karbon Piyasalarına Nasıl Yaklaşıyor?

Doruksistem Şirketler Gönüllü Karbon Piyasalarına Nasıl Yaklaşıyor?

Şirketler Gönüllü Karbon Piyasalarına Nasıl Yaklaşıyor?Morgan Stanley Araştırması Işığında Kurumsal Eğilimler ve 2030 Perspektifi

Gönüllü karbon piyasaları, şirketlerin net sıfır hedeflerine ulaşma yolculuğunda tamamlayıcı bir araç olarak konumlanmaya devam ediyor. Morgan Stanley Institute for Sustainable Investing tarafından yayımlanan güncel araştırma, küresel ölçekte şirketlerin karbon kredilerine yaklaşımında belirgin bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor.

225 küresel şirketle yapılan ankete dayanan rapor, özellikle büyük ölçekli ve borsaya kote şirketlerin gönüllü karbon kredilerine olan ilgisini sürdürdüğünü, ancak piyasanın fiyatlama, düzenleme ve güvenilirlik başlıklarında hâlâ temkinli bir zeminde ilerlediğini gösteriyor.

Gönüllü Karbon Piyasalarında Kurumsal Harcamalar Artıyor

Rapora göre gönüllü karbon kredisi satın alan şirketlerin yüzde 90’ından fazlası, bu uygulamayı uzun vadede sürdürmeyi ve satın alma hacimlerini artırmayı planlıyor. Bu şirketlerin büyük çoğunluğu, net sıfır emisyon hedefi bulunan, ölçekli ve kurumsal sürdürülebilirlik stratejileri geliştirmiş yapılardan oluşuyor.

Bununla birlikte, gönüllü karbon piyasalarının toplam hacmi henüz sınırlı seviyelerde.
2024 yılında küresel karbon kredisi ticaretinin piyasa değeri yaklaşık 500 milyon dolar seviyesinde kalırken, bu rakam 2021’de 2 milyar doların üzerindeydi.

Ancak dikkat çeken bir eğilim var:
Şirketler kısa vadeli kredi alımları yerine uzun vadeli karbon giderim projelerine yöneliyor. 2025 itibarıyla doğrudan karbon giderimi sözleşmelerinin yıllık hacmi 7 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Bu durum, piyasanın nicelikten çok kaliteye ve bütüncül çözümlere evrildiğini gösteriyor.

Net Sıfır Stratejilerinde Öncelik: Gerçek Emisyon Azaltımı

Araştırma, şirketlerin karbon kredilerini ana çözüm olarak değil, tamamlayıcı bir araç olarak konumlandırdığını açıkça ortaya koyuyor. Mevcut alıcılar, net sıfır hedeflerine ulaşmak için gereken emisyon azaltımının yaklaşık üçte ikisini kendi operasyonları ve değer zincirleri içinden sağlamayı planlıyor.

Ankete katılan şirketlerin:

  • %32’si kredi ihtiyacının, gerçek emisyon azaltımlarına bağlı olduğunu,

  • %28’i şebeke kaynaklı karbonsuzlaşma çözümlerini,

  • yalnızca %7’si ise “artık emisyonları” karbon giderimiyle dengelemeyi planladığını ifade ediyor.

Bu veriler, şirketlerin Scope 1, 2 ve özellikle Scope 3 emisyonlarına daha fazla odaklandığını ortaya koyuyor.

Fiyat, Düzenleme ve Güvenilirlik Dengesi Kararları Belirliyo

Henüz gönüllü karbon piyasasına girmemiş şirketler daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Bu şirketler, 2030’a kadar mevcut alıcılarla benzer hacimlere ulaşmayı öngörse de, yarıdan fazlası satın alma planları konusunda net bir öngörüye sahip değil.

Bu belirsizliğin başlıca nedenleri:

  • Karbon kredisi fiyatlarındaki oynaklık,

  • Düzenleyici çerçevedeki belirsizlik,

  • Kredi kalitesi ve itibar riski.

Bölgesel farklılıklar da dikkat çekiyor:

  • Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te fiyat hassasiyeti,

  • Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da ise düzenleme belirsizliği öne çıkıyor.

Gönüllü Karbon Piyasasına Girmeyen Şirketler Neden Mesafeli?

Araştırmaya göre gönüllü karbon kredisi almayı planlamayan şirketlerin %39’u, kendi operasyonları içinde tamamen karbonsuzlaşabileceklerine inanıyor. Ancak bu grubun yalnızca %25’inin net sıfır hedefi bulunuyor.

Gönüllü piyasaya katılmayan şirketlerin:

  • %31’i net sıfır hedefi belirlemeyi planlamadığını,

  • %44’ü ise sürdürülebilirlik stratejilerinin hâlâ gelişim aşamasında olduğunu belirtiyor.

Bu grupta sağlık sektörü şirketleri daha yoğun temsil edilirken, enerji sektörü şirketlerinin oranı daha düşük kalıyor. Bu durum, daha düşük karbon yoğunluğuna sahip sektörlerin gönüllü karbon piyasalarına daha mesafeli yaklaştığını gösteriyor.

Değer Zinciri Odaklı Karbonsuzlaşma Öne Çıkıyor

Ankete katılan şirketlerin %85’inden fazlası, tedarikçi enerji verimliliği, doğa restorasyonu ve benzeri projeleri hayata geçirdiğini veya değerlendirdiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, karbon kredilerinden ziyade değer zinciri içinde emisyon azaltımı odaklı bir dönüşümün hız kazandığını gösteriyor.

Morgan Stanley Global Sürdürülebilirlik Yapılandırma Başkanı Cristina Lacaci, şirketlerin artık yalnızca doğrudan emisyonlara değil, biyoçeşitlilik, doğa koruma ve tedarik zinciri etkilerine odaklanan bütüncül stratejiler geliştirdiğini vurguluyor.

Kalite, İtibar ve Sınırlı Arz Piyasanın Geleceğini Belirliyor

Raporda, karbon kredilerinde kalite ve itibar risklerinin hâlâ merkezi bir rol oynadığı belirtiliyor. Mevcut alıcıların yaklaşık yarısı, karbon kredileriyle ilişkili itibar risklerini en önemli sürdürülebilirlik riskleri arasında sayıyor.

Bu nedenle şirketler, riskleri yönetmek için portföy yaklaşımını tercih ediyor. Özellikle ICVCM Core Carbon Principles (CCP) etiketine sahip yüksek bütünlüklü kredilere olan talep hızla artarken, arz bu talebi karşılamakta zorlanıyor.

Morgan Stanley Çevresel Piyasalar Başkanı Iain Mackay, şirketlerin artık:

  • hangi tür karbon kredilerini istediklerini,

  • ton başına ne kadar ödemeye hazır olduklarını,
    daha net biçimde tanımladığını belirtiyor. En yaygın talep, 15–30 dolar/ton aralığında fiyatlanan doğa temelli çözümler için oluşuyor.

Sonuç: Gönüllü Karbon Piyasaları Daha Seçici ve Kalite Odaklı Bir Yapıya Evriliyor

Morgan Stanley raporu, gönüllü karbon piyasalarının nicelikten çok nitelik, güvenilirlik ve uzun vadeli etki odağında şekillendiğini ortaya koyuyor. Mevcut alıcılar 2030’da alım hacimlerini %25’in, 2035’te ise %43’ün üzerinde artırmayı planlarken; gelecekteki alıcılar benzer hedefler koysa da belirsizliklerini koruyor.

Bu dönüşüm, gönüllü karbon piyasalarının gelecekte daha dar ama daha güvenilir, bütüncül ve stratejik bir yapıya evrileceğini gösteriyor.

Kaynak

Paylaş
Facebook
LinkedIn
Twitter
Email
Print
Doruksistem
GİZLİLİĞE GENEL BAKIŞ

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.